SON EKLENENLER

Verilen emek ve mücadele görmezden gelinemez

Diyanet-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Kemal Göleç Memur-Sen mücadelesiyle elde edilen kazanımların diğer sendikalar tarafından sahiplenildiğini belirterek ''O kadar açık ve net olmasına rağmen emek ve mücadele ile elde ettiğimiz kazanımlarımızı, emeklerimizi ve bizi yok sayarak sahiplenmeye çalışmak tek cümleyle Algı, A 4.cü, Hazıra konmak ve SERVİS SENDİKACILIĞIDIR... Bu manada “vaziyetten vazife kapmak" son günlerin modası haline gelmiştir.'' dedi.
13 Kasım 2022 12:53

GÖLEÇ Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

19 yıldır kesintisiz yetkiyle Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilat mensuplarına ayırım yapmaksızın kazandıran sendika DİYANET-SEN’dir… O kadar açık ve net olmasına rağmen emek ve mücadele ile elde ettiğimiz kazanımlarımızı, emeklerimizi ve bizi yok sayarak sahiplenmeye çalışmak tek cümleyle Algı, A 4.cü, Hazıra konmak ve SERVİS SENDİKACILIĞIDIR... Bu manada “vaziyetten vazife kapmak" son günlerin modası haline gelmiştir.

Bir takım sendikaların kendi ifadeleriyle bir “Malûm Sen" var, bir de mefhumun muhalifinden anlaşılacağı üzere “ Ne oldukları malûm olmayan sen" yani kendileri .... Ne oldukları malûm olmasa da, ne yaptıkları çok malûm. Yetkileri ve sorumlulukları olmadığı için hayat onlara güzel. Her kazanıma ‘’biz yaptık… Mektup gönderdik’’ Repertuvarlarındaki nakaratlı meşhur şarkılarıyla sahiplenmeye çalışmaları, yetkili oldukları dönemlerin üzerinden geçen zamanın ve ayıplarının unutulmuşluğunun verdiği bir rahatlıkla Molla Kasım edasıyla ahkâm kesip, endam kırmaları manidardır…. Şartlar gereği yaşanan sıkıntıların faturasını “Malûm Sen'e" kesmek, yine “Malûm Sen'in" kazanımlarına “biz demiştik, biz yazı yazmıştık “ pişkinliğiyle sahiplenmek tek faaliyetleri…

4B li arkadaşlarımızın kadroya alınması, 3600 ek göstergenin çıkarılması, 700 TL sendika ikramiyesi vb. birçok kazanıma imza atan biz, imza atmayıp "bu sözleşmeyi, anlaşmayı TANIMIYORUZ" diyen onlar. Ancak sahadaki her zaman fütursuzca yaptıkları "biz yaptık" naraları atmaktaki hünerleri takdire şayan... 2004'ten bugüne KİK'te, KPDK'da ve Toplu sözleşme masasının bir tarafında biz, diğer tarafta Devlet (hükümet). Hiçbir yetki ve etkisi olmayanlar "her şeyi yaptık, yapıyoruz" demeleri AKIL TUTULMASI ile izah edilebilir ancak...

Genel Müdürlüklerde bir takım adamları vasıtasıyla bir görev değişikliği mi var, hemen o haber sızdırılır. Sanki o görev değişikliği onların marifetiyle olmuş gibi servis edilir.

Genel Yetkili sendikanın bir kazanımı mı var. Yine adamları kanalıyla duyar duymaz “şunu da kazandık, bunu da talep etmiştik, uzun uğraşlar sonucu kazandık" diye servis ederler. İşin çilesini çeken “Malum Sen", işi sahiplenen başkaları. Hem de pişkince… Durum öyle bir hâl aldı ki, iş yapanın değil, madrabazlıkla servis edeninmiş gibi bir cambazlığa dönüştü...

Diyebilirsiniz ki, işi yapanlar neden ilk önce duyurmuyor? Sorumluluğu gereği duyuramaz. Teşkilât bilir ama Kurum tarafından yayınlanana kadar servis edemez. Çünkü maksadı üzüm yemektir, bağcıyı dövmek, hava atmak ise hiç değildir.

Malûm olmayan sen bol kepçeden vaatlerde bulunabilir, her gün yeni bir asparagas haber servis edebilir. Çünkü hiç bir yetki ve sorumlulukları yok. Onlara atış serbest.

Kimse demez onlara "neden hep karavanaya atıyorsunuz...?" Diyen biri çıksa bile “ Biz yetkili sendika değiliz ki..” der ve kenara çekilirler.

Pazar yerini şehir hastanesi diye yutturmaya çalışanlar gibi, Marmaray'ı Ecevit yaptı diyenler gibi, TOGG hayaldir fabrikası bile yok nerededir, diyenler gibi… Akla zarar yok sayma ve algı çalışmaları…

Biz yaptık diye sitelerinde yayınladıkları kazanımlar sadece “şu tarihte bunu yazdık, bu tarihte şunu yazdık...” ‘tan ibaret. Arkadaş sizin tek yaptığınız şey dilek ağacına çaput bağlamaktan ibaret. Hangi yetkiliyle oturup neyi çözdünüz, neyi kazandınız? Tek marifetiniz içerideki tele kulağınızdan haber alıp alelacele servis etmek. Ne diyelim. ‘’Yetkisizdir, ne dese yeridir’’ deyip geçiyoruz.

Biz inandığımız davaya koşarak gideriz, koşarak gidemezsek yürüyerek gideriz, yürüyerek gidemezsek sürünerek gideriz. Ama davamızdan asla vazgeçmeyiz...

Bir İyilik Hareketi olan

Diyanet-sen ilkeli, vizyon ve misyonuyla birliğin, kardeşliğin, dostluğun, kazanımların, istikrar ve güvenin adresidir. Vesselam...

Kamuoyuna saygıyla

Kemal GÖLEÇ

Diyanet-Sen Bursa 2 Nolu

Şube Başkanı

SENDİKA BÜLTENİ

DİYANET BÜLTENİ SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER